E-postalarınızı geleneksel yöntemle gönderin
Pixeletter, geleneksel postacılıkla elektronik postayı birleştiren hizmetler sunan bir servis. Yaptıkları iş kısaca şöyle: Siz bilgisayarınızdan bir e-posta yazıp Pixeletter’a gönderiyorsunuz onlar gönderdiğiniz e-postanın çıktısını alıp e-postanızda belirttiğiniz adrese 24 saat içinde gönderiyorlar. İlk başta kulağa tuhaf gelse de verdikleri hizmet oldukça kullanışlı. Servisten, özellikle bilgisayar, internet ve cep telefonu kullanamayan yaşlılara (listeye cep telefonu da dahil oldu çünkü Pixeletter SMS mesajlarını da geleneksel posta yöntemiyle adrese teslim ediyor) ya da bilgisayar ve internet erişimi olmayanlara posta göndermek için yararlanabilirsiniz. İyi haber Pixeletter hizmet ağı içerisinde Türkiye de bulunuyor.

İlgili yazılar:
Spamden korunmanın yolları
Web siteleri için yeşil pasaport
Hotmail on yaşında
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Kullanılabilirlikten haberiniz var mı?
Türkiye’de web sitesi kullanılabililirliği deyince akla ilk gelen isimlerden Doç. Dr. Kürşat Çağıltay ve ekibinin gerçekleştirdiği kullanılabilirlik çalışmaları Hürriyet Gazetesinin e-yaşam ekine konu olmuş. Haber, Çağıltay ve ekibinin çalışmalarını çok yüzeysel olarak anlatsa da kullanılabilirliğin öneminin anlaşılması açısından sevindirici. Kürşat Çağıltay, çalışmalarını paylaşmayı seven bir akademisyen. Eğer bu konuyla ilgileniyorsanız Çağıltay’ın yazılarına ve çalışmalarına bakabilirsiniz. Daha fazlası içinse burası iyi bir başlangıç olabilir.
İlgili yazılar:
Kullanışlı Web Siteleri Yaratma
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Netscape geri dönüyor
Kullanıcı sayısının büyük bölümünü Internet Explorerın çıkışıyla birinci tarayıcı savaşlarında kaybeden Netscape, 2006 yılının sonuna gelindiğinde yüzde birlik kullanım oranıyla eskiden Netscape kullananların tebessümle hatırladıkları bir tarayıcı haline geldi. Üst üste aldığı malubiyetler serisinden sonra yıllardır (Netscape 8 2005 yılında duyurulmuştu) yeni bir sürümü de çıkmayan Netscape’in 9uncu sürümünün müjdesi Netscape blogtan geldi.
Geliştiricilerin yaptıkları açıklamaya göre Netscape’in yeni sürümü web sayfası editörü ve mail istemcisi gibi ağır yüklerini atacak, bunun yerine Firefox eklentileri ile çalışabilecek. Diğer bir yenilik ise Netscape’in cross-platform olması. Bu sayede Netscape’i Windows, Mac OS X ve Linux üzerinde görebileceğiz. Phishing koruması, basit arayüz ise bu sıralar tüm tarayıcılarda gördüğümüz özelliklerden. Geliştiriciler yeni sürüm hakkında her hafta yeni bilgiler yayınlayarak ilgiyi devamlı kılmaya çalışacaklar. Bakalım Netscape’in yeni versiyonu üçüncü tarayıcı savaşlarını başlatacak gücü bulabilecek mi?
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla siteye abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Yeni tehdit internet mi?
30 Ocak Salı günü NTV’de Neden adlı bir program yayınlandı (aslında her hafta yayınlanıyormuş). Ben NTV radyo’da denk geldim eve gidince de televizyondan izlemeye devam ettim programı. Her hafta güncel konular üzerine konukların katıldığı programı buğulu sesi ve beyaz saçlarıyla orta yaş kadınlarının aşkı Can Dündar sunuyormuş. Özellikle çocuk pornosu öne çıkarılarak sansür için bahane bulunmaya çalışılan internet, Yeni tehdit internet mi? başlığı altında tartışılmaya çalışıldı. Çalışıldı diyorum çünkü hem konuya hakim çok fazla konuk yoktu hem de zaman çok kısaydı. Ancak Serdar Kuzuloğlu’nun esprili ve iğneleyici konuşması bile programı izlemeye değer kıldı. Eğer izleyemediyseniz program metnine buradan ulaşabilirsiniz. NTV üzerinde konunun devamı niteliğinde bir forum başlığı da açılmış, tartışma devam ediyor.
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla siteye abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Nice yıllara
Okumaktan büyük zevk aldığım gün içinde sıkça güncellenen mac dünyası birinci yılını doldurmuş. Eğer Mac cephesinden alternatif haberler almak isterseniz mutlaka RSS okuyucunuza eklemeniz gereken bir site. Aynı çizgide nice yıllara….
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla siteye abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Lightroom’un ilk sürümü hazır
Adobe, profesyonel fotografçılara yönelik yeni ürünü Lightroom‘un ilk sürümünü duyurdu. 12 haftadadır 500 bin fotografçı tarafından test edilen program şubat ayının ikinci haftasında satışa sunulacak. Lightroom bir imaj düzenleme yazılımından çok arşivleme, yazdırma, sunum ve webe otomatik yükleme gibi özelliklerine sahip bir program. Windows platformunda ciddi bir rakibi olmayan Lightroom Mac platformunda Apple Aperture ile yarışmak zorunda. Lightroom hakkında ufak bir detay: Programın yaklaşık yüzde 40lık bir kısmı Lua ile yazılmış.
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla siteye abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
İlgili yazılar:
Lightroom dördüncü betasıyla karşımızda
Windows’un başlat menüsünü unutun
Programlara ulaşmanın kolay yolunu sunan Launchy, 1.0 beta sürümünden çıkmış ve 1.0 final sürümüyle indirilmeye hazır bir şekilde sourceforge sunucularında bekliyor. 1.0 sürümüyle eklenen bir özellik mi bilmiyorum ama Launchy’yi kullanarak Google, Wikipedia ve Yahoo gibi arama motorlarında arama yapabiliyorsunuz. Örneğin google yazıp tab tuşuna basarsanız ve aramak istediğiniz kelimeyi girerseniz Launchy varsayılan browserınızda arama sonucunu gösteriyor. Eğer mouse yerine klavye kullanmayı tercih edenlerdenseniz Launchy kesinlikle kullanmanız gereken bir program.
Sealand prensinden izin çıkmadı
Daha önce Korsanista’a Özgürlük başlığıyla teknoist’te yer alan Pirate Bay‘ın Sealand’ı alma çabaları Sealand prensi Michael Bates’in CBS söyleşisinde yaptığı açıklamalarla suya düşmüş görünüyor. Prens Michael Bates yaptığı açıklamada dosya paylaşımına karşı olduğunu belirterek Sealand’ı Pirate Bay’a satmak gibi bir niyetlerinin olmadığını söylüyor.
Dundee Üniversitesi’nden Profesör Robin Churchill ise İngiltere’de uygulanan hukuk kurallarınının Sealand üzerinde de geçerli olduğunu belirterek, Pirate Bay’ın Sealand‘ı alma girişimini anlamsız buluyor.
Daha önce Piratebay, Sealand’ı alamazsa fiyatı 50,000 dolardan başlayan diğer adalarla ilgineceğini açıklamıştı (Pirate Bay’ın şuana kadar topladığı para mikatarı ise 19,941 dolar).
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla siteye abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Nasıl bir blog yazarı?
Teknoist yeni bir blog site olsa da ben uzun süredir blog yazıyorum. Blogların etkileşimi ve iletişimi arttırdığına inananlardanım. Sadece blog yazmak için yazmıyorum. Okur sayısının çok olması, reklamlardan köşeyi dönmek gibi kaygılarım da yok. Yazdığım yazıların birilerinin dikkatini çekmesi, okuması, yazılara kaynak göstermesi yazılar için harcadığım zamanı karşılayan şeyler.
Yazıları hazırlarken ve site yönetiminde özellikle dikkat ettiğim birkaç şey var ki sizinle paylaşmak istiyorum.
- Hiç bir zaman basın bültenlerinden yazı hazırlamıyorum.
- Yazmaya başlamadan önce mutlaka yazacağım konuyla ilgili Wikipedi’den araştırma yapıyorum.
- Site’de gördüğünüz çok okunan yazılar, çok okunan ipuçları gibi bölümler plug-in aracılığıyla değil benim seçtiğim yazılarla hazırlanıyor. Bunu yaparken istatistikleri gözardı etmiyorum.
- Kullanıcı yorumları alakasız olmadıkça silmiyorum ve düzenlemiyorum. Eğer düzenlersem e-posta aracılığıyla yorumun düzenlenme nedenini mutlaka yorumu bırakan ziyaretçiye gönderiyorum.
Geçenlerde popüler olan bir mim vardı benim nahnu aracılığıyla dahil olduğum ve sonrasında diğer blog yazarlarına pasladığım. Yine aynı şeyi yaparak yazılarını takip ettiğim, yazılarında ve site yönetimlerinde dikkat ettikleri noktaları merak ettiğim blog yazarlarına paslıyorum. Siberkültür‘den gameover, Ceyhun Aksan ve Altı Üstü Tasarım‘dan Mehmet Doğan, Edebiy.at‘tan kahpecüce merak ettiğim yazarlardan sadece bir kaçı. Bu mimi onların da paslamasıyla merak ettiğim diğer blog yazarlarına da ulaşacağından çok fazla isim yazmadım. Umarım bu mim büyüyerek blog yazmayı düşünenlere de bir rehber olacak.
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla siteye abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Googlephone değil Google Switch
Mobil sektöre uzaktan göz kırpan google, web hizmetlerinin bir çoğunu mobil ortama taşıyor, mobil sektörün başını çeken şirketlerle anlaşmalar imzalıyor. Google’ın mobil sektöre göz kırpışından kıllanan teknoloji yazarları da googlephone adlı bir telefonun duyurulmasının yakın olduğunu belirtiyorlar. Bir süredir ortalıkta dolaşan Googlephone söylentisi giderek ciddi bir hal almaya başladı. Öyleki Googlephone’u Samsung’un üreteceği söyleniyor. Hatta Engadget’de ki bir habere göre Googlephone’un gerçek adı da belli olmuş: Google Switch. Haberin devamındaysa telefonun üzerinde depolama için herhangi bir cihaz olmayacağı bilgilerin direk Google ağına kaydedileceği yazıyor (bu bilgi resmi olmasa da google politikasına çok uygun gözüküyor).
Not: Yazıda kullanılan imaj sahtedir.
Eğer bu yazıyı beğendiyseniz RSS aracılığıyla siteye abone olarak gelecekte eklenecek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.
Bu site Hiperminimalist Theme'in modifiye edilmiş hali ile WordPress alt yapısını kullanıyor.
Sitede bulunan toplam yazı sayısı: 408. Yazılar ve yorumlar için RSS bağlantısı. © 2006 - 2010 Teknoist.com

